çocuğumu keserim üleynn!

yanılmıyorsam sene 1993. lise sondayız. aslında öyle olduğumuzu zannediyoruz. biz dediğim bi' darki, bi' de ben. kredili sistemin ilk kurbanlarıyız. hocalara sormuşuz bu nedir, ne değildir, diye. onlar da bilmiyor ki ne desinler. gelmeseniz bile geçiyormuşsunuz çocuklar. allaaaaahhh, var mı daha güzel bi' haber bize. bunu duymamızla birlikte başlar bilardo salonlarını zengin edişimiz. gerçi bilardo konusunda virtüöz olmuştuk o ayrı. okeyde de fena değilizdir.

neyse, lise 1' den itibaren pek uğramadık tabii okula. arada bir aklımıza esince. böyle böyle geçti günler, sene 94 oldu. mezun olmamız gereken yıl geldi çattı. ama, o da nesi? eksik krediler varmış, bırakmıyolarmış bizi okuldan. kalmışız kısacası. boru diil, senelerdir biriken krediler. öyle şak diye veremiyoruz. verelim desek, o kadar dersi görmeye vakit yok. teknoloji aynı, gün hala 24 saat.

ilk dönem alıyoruz karneyi, bi' dünya zayıf. böyle gitmez eve bu karne. son sene çünkü okulda. bitmesi lazım. daha evdekilerin üniversite hayalleri var. dedim ya, evdekilerin var ama.

ne yaparız ne ederiz, darki'yle vurduk kendimizi yollara. en sonunda bir matbaaya girip boş karne bastırdık. bi' güzel de doldurduk onu. yalnızca 1 tane zayıf not bıraktım kendimde. çok abartmamak lazım. ilk dönem böylece paşalar gibi sona ermiş oldu.

kısa bir tatilden sonra ikinci döneme merhaba dedik. eee, havalar ısınmış. zaten tutulamıyorduk, şimdi tutabilene aşkolsun. menümüz belli her sabah. okulun önünde buluş, kumkapı sahile kadar yürü. yürürken açık pastaneden, poğaça, açma ıvır zıvır kahvaltılık bi'şeyler al. nasıl bi mideyse artık hemen yanındaki açık büfeden de birer şişe vermut, şarap ne varsa artık. sonra sahilden sandal kiralayıp asıl baba asıl küreklere. keyif o biçim. kızlarda var. dokunmayın bize.

bütün dertlerimizin üstüne yetmezmiş gibi üniversite sınavına hazırlanıyoruz bi'de. o zamanlar hem öss hem öys var. iki süper sınav birden. dersane yolcusuyuz tabii haftasonları. tabii ki rock grubumuz da var kendi çapımızda. çok ekmeğini yedik o grubun çoook. iki haftada bir dersaneden hocam konserimiz var, gidebilir miyiz, deyip tüyüyoruz. sırtımızı sıvazlıyor müdür bey, hadi aslanlarım göriyim sizi.

kaçamasak kantinde saklanıyoruz zaten. öss, feci kolay bi'şey. 105 alınca ikinci sınava girmeye hak kazanıyosun. ailelerin ilk üniversite deneyimi tabi. en azından benimkilerin. bilmiyorlar ki o zaman öss ne, öys ne. sonra sonra uzman oldular. girmişiz öss'ye. kesin geçiyorum zaten. ama evdekilere bi' film yapmalı. off yaa, ne zor sınavmış bu. olsun oğlum, ölüm mü var ucunda yine girersin. yaa ama anne o kadar hazırlandım, ya geçemezsem. boşveeer. olta atıldı.

matbaa yerinde duruyor. ikinci dönem karnesi için hazırlıklara başlıyoruz ufaktan ufaktan. okulların kapanmasına 3-5 gün bi'şey kalmış.

eve geliyorum yine bi' akşam. yorgunum. saatlerce bilardo oynamışız tabii. kapıyı açıyorum annemde bir sevinç. aslan oğlum benim, geçmişsin sınavı. aaa, bak sen şu işe. bi' anda popularitem artıyor annemin gözünde. taa ki babam kapıdan içeri girene kadar.

surat bir karış. annem atlıyor hemen. elinde sınav sonuç kağıdı. bak bak geçmiş oğlumuz. babam tepkisiz. geçse ne olur, mezun olamıyor ki okuldan. işte şimdi yandık diyorum. okulun kapanmasına bu kadar az kalmışken okula mı gelinir be adam. gelmiş tabii herşeyi öğrenmiş. yok çok serseriymişiz de, okula uğramıyomuşuz da, hocalarla kavga ediyomuşuz da, saçlarımız uzunmuş da. muş muş muş.

baba sakin, 1-2 laf edip çekiliyor bir kenara. anne makineli tüfek. bik bik bik de bik bik bik. koş hemen saçlarını kestiriyorsun pis serseri diyor ilk olarak. sonra, bu müzikler yaptı seni böyle diye kasetlerime saldırıyor. odama kapanıyorum ama annemin çenesine dayanmak ne mümkün.

bi'şey yapmalı.

cin fikir devreye giriyor hemen. ecza dolabına koşup ne olduğuna bile bakmadan bir kutu hap alıyorum.oradan mutfağa geçip hapların hepsini kutudan çıkarıp atıyorum çöpe. üç beş tanesini de içmiştim. niyeyse artık. sonra boş kutuyu elimde sımsıkı tutup cebime koyuyorum. elim cebimde. ama belli yani bi'şey saklıyorum. saklıyorum ama sorun hadi cebimde ne var havası hakim üzerimde. çok beklemiyorum tabii. anne hemen, cebinde ne var senin diyor. yok birşey. öyle bir yok birşey diyorum ki bayıldım bayılıcam sanki. yapışıyor bileğime çıkarmaya çalışıyor elimi cebimden. zorluyorum biraz, sonra serbest bırakıyorum. avuçlarım sımsıkı kapalı hala. açmaya çalışıyor tabii. açıyorum yavaşça. boş hap kutusu.

ufak bir çığlık.

oğlummm! ne yaptın sen!

çığlığı duyan kardeşim odada fırlıyor. görür görmez ağlamaya başlıyor. ufak o zamanlar. söyleyemiyorum da o an ona ne dümen çevirdiğimi. babam bi taraftan. ev zırıl zırıl. ilk şoku atlattıktan sonra beni hastaneye götürüp midemi yıkatmaya karar veriyorlar.. bunu duyar duymaz kendime gelir gibi oluyorum ama yok vazgeçemem artık. yok, diyorum, gitmem hastaneye falan. bik bik bik.

eczaneye gidip ilacı göstermeye karar veriyoruz en sonunda. hep birlikte sokaktaki en yakın eczaneye. bi' güzel kepaze oluyorum tabii orda. bizim oğlan, bu hapları içmiş. eczacı, bi' şey olmaz diyor. uyutmayın sadece 24 saat boyunca. eve dönüyoruz. eee, ben duydum ya tabii eczacının dediğini. sürekli bir gevşeme hali. çok uykum geldi benim, durumları. anne girmiş koluma uyutmamaya çalışıyor beni. evin dört bir tarafını tavaf ediyoruz saatlerce. karne mi? o çoktan unutuldu bile.
bundan sonraki günler ufak nasihatlerle geçiyor hep. ama sıkmadan. rahatsızız ya tabii, maazallah bi' daha teşebbüste bulunmayalım intihara falan. sıkmayalım çocuğu. böylece mutlu mesud devam ediyorum yaşantıma.

burada da böyle ipliğimizi pazara döküyoruz ya hadi bakalım.

~ tarafından tgokdeniz Haziran 9, 2006.

4 Yanıt to “çocuğumu keserim üleynn!”

  1. Hakim Bey’e söyleyecek iki lafım var benimde. Öncelikli olarak bu yazılanlar aile bireyleri tarafından okunup gelecekte çocuklarının deli, çılgın, sayko,dj brit:ta gibi olmaması için özenle okunup hatta evlerin duvarlarına metropolitan şehirlerin panolarına aslımalıdır. Şimdi gelelim yazacaklarıma bende bu kredili olayından müthiş şekilde faydalandım. Adı üzerinde bu kredi olayı size istemeden verilen bir olay. Yani bankaya gidip öyle yalvar yakar almıyorsunuz. Okul olayına gelebilecek en saçma sistemi getirip öğrencilerin derslerden kaçma istatisk bilgilerini toplayıp sonra çöpe atmışlar bu bilgileri. Sistemden zamanında çok etkilemiş biri olaraktan tek korkum bu kredileri gelip benden vadesi doldu diye tahsil etmeleri. Şimdi Hakim Bey sorum işte bu gelip benden kredileri tahsil etmek isteseler bende vermesem bir şey olurmu?

  2. thom bey bu hikayelerinizi çok yakından takip edip yaşadık hatta 16 sene kadar, hatta bi yastıkta kocadık bile denebilir.
    şimdi düşünüyorum da acaba sizin bu alengirli oyunlarınızdan haberimiz olmadan hangilerinden biz de nasibimiz aldık. bi nevi işkillendim yani.

    tabi şimdi kesinlikle inkar ediceksinizdir ama ne biliyim bi kurt düştü işte, toprak olmadan söleyip rahatlamak isterseniz uzunca seneler daha buralardayız 🙂

  3. bence gerçekten intihar edip yıllar sonra intihara meyilli olmadığını kanıtlamaya çalışmak için yazılmış bir hikaye. yazar konu anlatımında halka daha yakın bir dil kullanarak samimiyet ve güven kazanmaya çalışmış ama yemezler hayatım…

  4. sevgili darki bey,
    müsterih olunuz efenim size bi oyunum olmadı.
    henüz 🙂

    ve sevgili manthys bey,
    külliyen yalan bu söyledikleriniz, uydurmaca. yedi cihanda bilinirim zaten size açıklama ihtiyacı hissetmiyorum.

    goner’e zaten söyleyecek sözüm bile yok. allahından bulsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: